Yükleniyor...
Teknolojinin yaygın kullanılması, Covid-19 süreci ve 6 Şubat depremleri ile birlikte uzaktan eğitim sistemlerine geçilmesi ve online olarak eğitim süresinin uzaması, beraberinde öğrencilerde dijital yorgunluk meydana getirdi. Bu yorgunluk bireysel bir sorun olmanın ötesinde toplumsal ve akademik bir risk alanı. Çünkü dijital araçlarla vakit geçirdikçe bu durum öğrenciyi ya daha fazla vakit geçirmeye ya da dijital araçlardan uzaklaşmaya zorluyor.
Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Yönetim Bilişim Sistemleri Dr. Öğr. Üyesi Ebru Polat, ‘Üniversite Öğrencileri İçin Yeni Risk Durumu: Dijital Yorgunluk’ başlıklı TÜBİTAK 1002 hızlı destek projesi kapsamında dijital yorgunluğu önlemeye yönelik bir çalışma yürütüyor.
Polat, dijital yorgunluğu; kişilerin dijital teknolojileri uzun süreli ve yoğun etkileşimli kullanmasıyla birlikte bilişsel, fiziksel ve psikolojik tükenmişliğe yol açan bir durum olarak tanımlıyor.
Bu durumun sadece fiziksel yorgunluk ve ekrana maruziyetle açıklanamayacağını belirten Polat, ekrana uzun süre maruz kalmak, sürekli çevrim içi olmak ve çoklu görev yapmakla ilişkilendirileceğini ifade ediyor.
Polat bu süreci, “Bir yandan bilgisayarla çalışırken bir yandan telefona gelen bildirimlere cevap vermek veya aynı anda birden fazla bildirimin gelmesi.” şeklinde açıklıyor.
“İşime odaklanayım derken hepsine birden cevap veriyoruz. Bununla birlikte insanlarda dikkat kaybı, enerji kaybı, bilişsel kaynakların kaybedilmesi, tükenmesi gibi durumlar ortaya çıkıyor.” diyor.
Proje kapsamında profil analizi yapacaklarını belirten Polat, çalışmanın yöntemi hakkında şunları söylüyor:
“Sadece ilişkileri belirlemek istemiyoruz. Diğer analizlerden farklı olarak profil analizi ile kişileri, grupları, heterojen grupları daha küçük homojen gruplara ayırmayı hedefliyoruz. Çünkü herkesin dijital yorgunlukla ilgili etkileşimi farklı. O yüzden bu yorgunluğa yönelik profillere uygun tedbirler almamız lazım. Ve biz bu noktada profil analizi yaparak öğrencileri profillere ayıracağız. Ve bu profillere yönelik hem politika hem de uygulamaya yönelik önerilerimiz olacak.”
Proje ile üniversitelerde sağlıklı ve sürdürülebilir dijital öğrenme ortamlarının tasarlanmasından öğrenciler için dijital yorgunluğu azaltmaya yönelik tedbirlere, önleyici stratejilerin neler olmasıyla ilgili eğitim verilmesinden gençlik politikalarında kanıta dayalı bir politika geliştirilmesine kadar geniş bir yelpazede destek sunulacak. Ayrıca projeyle Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi bünyesine bir de yazılım kazandıracak.
Polat, araştırmanın; 12. Beş Yıllık Kalkınma Planı, Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı ve Türkiye Yapay Zekâ Stratejisi’nde yer alan dijital yetkinliklerin artırılması ve bireylerin dijital ekosisteme sağlıklı uyumunun desteklenmesi hedefleriyle uyumlu olduğunu ekliyor.
Bir lisansüstü bursiyerin görev aldığı TÜBİTAK 1002 hızlı destek kapsamında yürütülen ve 10 aylık süresi olan proje 100 bin TL bütçeye sahip.
